Demir Şamandırası


BİN DERDE DEVA, DEMİR ŞAMANDIRASI
Nedense bizde pek kullanılmaz. Oysa ne kadar çok yararı vardır demir şamandıralarının…

Demir yerlerindeki en büyük sorunlardan biri, başka bir teknenin gelip sizin üzerinize, (yani zincirinizin ya da demirinizin üzerine) demir atması ve zincir döşemesidir. Akşamüstü koya gelir, tenha bir noktaya demirinizi atar, kontrol eder, sonra da yatar uyursunuz. Sabah, erkenden vira demir edip yola çıkmak için güverteye bir çıkarsınız ki, gece siz uyurken başka bir tekne gelip, sizin üzerinize demirlemiş! Üstelik horul horul da uyumaktadırlar. Haydiiii! Uğraş dur bakalım.
Kimi denizciler iyi niyetlidirler ama sizin zincirinizin nereye ne kadar uzadığını tahmin etmekte zorluk çekerler ve böylesi yanlışlara sebebiyet verirler. Kimileri de, ki çoğunlukla "ticarî"dir onlar, çevrelerini umursamadan, farkında olsalar dahi böyle şeylere dikkat etmeden hareket ettikleri için, pek iyi niyetli değildirler.
Kimileri de “görmedim” der.
-          Kardeşim, görmedin mi koskoca zinciri? Canım benim, nasıl görmezsin? Hem ben burada demirde değilsem nasıl duruyorum, bir düşünsene. Mutlaka biryerlerde demir, zincir, bir şeyler olmalı değil mi?
-          Bana ne, nereden bileceğim senin demirli olduğunu? Hem, mecbur muyum gecenin bir vakti senin zincirin var mı, yok mu araştırmaya?
O zaman bize düşen bir şey var. Hem iyi niyetli olduğu halde zincir boyunu tahmin edemeyenler için, hem de bildiği halde görmediğini beyan edenler için bir şeyler yapmalı. Onlara yol göstermeli. Ya da, ne yolu yahu, demirimizi göstermeli, “bak burada demir var, dikkat et!” demeli.
BURADA DEMİR VAR, DİKKAT ET!
Peki onu nasıl diyeceğiz? Başında nöbet bekleyecek halimiz yok ya! Elbette yok. Bizde kullanım alışkanlığı pek olmayan(pek çok şeyde olduğu gibi) demir şamandırası kullanacağız. Aslında son derece basit olan bu donanım, nedense bizde burun kıvrılanlar listesindedir.
Oysa bir demir şamandırası, ne işler becerir, bir bilsek!
Nasıl yaparım? Şöyle: Şamandıranın üzerine teknemin adını, bir uyarı mesajı ile birlikte yazdım:
S/Y UÇANBALIK’ın
demir şamandırasıdır.
TONOZ DEĞİLDİR!
Sonra, naylon (ya da keyfime göre) bir halatı, demirin, bedenle tırnağın birleştiği bölgeye, uygun bir bağ ile bağladım. Neden oraya bağladığımı biraz sonra anlatacağım.
Demir atacağım yere geldim. Derinliği, iskandilden bildiğim için, şamandıranın halatını ona göre ayarladım ve demirimle birlikte suya gönderdim. Tabii gönderirken dikkat ettim, şamandıra, demirin ağırlığıyla aşağı giderken, pulpite, vardavela dikmelerine ya da başka bir şeye zarar vermedi. Dikkat etmeseydim, verebilirdi.
Tabii şamandıranın, dalgalarla vs. demirimizi tırnaklarıyla tutunduğu yerde rahatsız etmemesi için, onun halatına da biraz kaloma vermek gerekti. Mesela 7 metre derinlik mi var? O halde, 10 metre kadar halat bırakmanın sakıncası yok. Nihayetinde şamandıra, bu kadar kalomayla, işaret etmekle görevli olduğu demirden çok fazla uzaklaşamayacaktır. Ama 5 metre derinliğe, tutup da 20 metre şamandıra halatı atarsam, olmaz. İyi niyetli denizciler bile şaşırıp kalır, gezip duran şamandıra karşısında. Hatta başıboş bile sanılabilir!
Böylelikle, demirimin yeri belli oldu. Tabii bununla kalmadım. Gündüzleri, her yönden görülebilecek siyah demir küresini de, direğimin önünde bir yere toka etmeyi de ihmal etmedim. Geceleri nasıl olsa, yine her yönden görülebilecek, beyaz demir fenerim yanıyor. Artık “görmedim” diyemez kimse. Hâlâ diyorsa, o utansın. Ben üzerime düşeni yapayım da…
Peki ne diye şamandıranın halatını, ille de beden ile tırnağın birleştiği bölgeye bağladım?
HALATIN BAĞLANACAĞI NOKTA
Deyin ki demirim bir yere takıldı, gelmiyor. Vira edemiyorum. Dalıp çıkacağıma, bir dünya zahmete gireceğime, botla gider, hatta becerebiliyorsam, doğrudan teknemle gider, şamandıra halatından usul usul çekiştirerek demirimi takıldığı yerden kurtarırım.
Ayrıca, ben yanlışlıkla başkasının zincirinin üzerine zincir döşediysem, yine aynı halatla demirimi geçici olarak kaldırır, altımdaki zincirin alınmasına yol verir ve yeniden funda edebilirim.
Şamandıranın bir diğer yararı da şudur: Olur ya, işler karışır, acil bir durumla karşılaşılır, zinciri hırça mapasından söküp (ya da halatsa kesip) demiri suda bırakma pahasına uzaklaşmamız gerekir… İşte öyle bir durumda demirimizin yeri bellidir, döndüğümüzde (tabii bizden önce başkası gelip halletmezse!) demirimizi kolayca bulabiliriz.
Daha ne olsun?
Bir şamandıranın bu kadar işlevsel olması, ne güzel şeydir, ne hoşluktur! Daha ne olsun? Aman biz biz olalım, ihmal etmeyelim. Küçücük bir şamandıra, ne işlere yarıyor gördük işte. Varlığı ve yaradığı işler, onu depolamakla ilgili sıkıntıları görmezlikten gelmemize yetecek kadar çok.
İyi seyirler efendim. Ağız tadıyla keyifli seyirler.
(Yelken Dünyası - Haziran 2011)

Yorumlar

CONCHERO TALENTOSO dedi ki…
Timur Bey merhaba

Güzel anlatıyorsunuz da bir de anlattıklarını şema ile süslerseniz daha da bir güzel olacaklar.

Sevgiler..

Saim Özgürler
CONCHERO TALENTOSO dedi ki…
Timur Bey merhaba

Güzel anlatıyorsunuz da bir de anlattıklarını şema ile süslerseniz daha da bir güzel olacaklar.

Sevgiler..

Saim Özgürler

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÇAPA - ÇIPA - ÇİPO - DEMİR

PÎRÎ REİS NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?

DALGA YÜKSEKLİĞİNİ DOĞRU TAHMİN ETMEK