(Mudanya Gazetesi'nden) Çok rahatsızım… Çok rahatsızız… Kendi adıma, işimi yapmayı, işimden çıkıp ailemle dışarıda gezmeyi, örneğin bir sergiye gitmeyi, ardından çok pahalı olmayan bir yemek yemeyi, dostlarla oturup son okuduğum kitap, son izlediğim film üzerinde konuşmayı, üye olduğum derneklerin lokalinde diğer dostlarla toplanıp ülkeyi nasıl ileri uygarlıklar seviyesinde tutmamız ve nasıl diğer ileri ülkelere örnek olabilecek çalışmalar yapabiliriz diye düşünmeyi, ülkemdeki yeni icatları, yeni araştırmaları takip etmeyi, uluslararası arenada kazanılmış Türk başarılarıyla gurur duymayı… Yani ne bileyim… Normal bir insanın yapmak isteyebileceği şeyleri yapmak, refah içinde yaşamak, refah içinde yaşayamayan vatandaşlarımın da aynı refaha ulaşması için çabalamak istiyorum işte! Ama olmuyor! Borçla dünyaya geliyoruz. Annemiz, babamız geçim sıkıntısından sürekli birbirlerine girdikleri, bizimle oynayacak, ilgilenecek zaman bulamadıkları için daha çocukluktan eksik ve ezik yetişiyoru...