Kayıtlar

İS

Resim
 

PÎRÎ REİS'E HAKARET EDİYORUZ

Resim
       “Pîrî Reis’e hakaret etmek de nereden çıktı?” diye soruyor olabilirsiniz. Her an, her saniye hakaret ediyoruz biz Pîrî Reis’e! Baştan alarak açıklamaya çalışayım. Pîrî Reis, hem Türk tarihinin, hem de Türk denizcilik tarihinin en değerli karakterlerinden biri. Denizcilik tarihimizin önemli isimlerini saymamız istense, ortaya en fazla beş-on isim çıkartabiliriz, ki Pîrî Reis de ilk iki sırada yer alır, diğer isim Barbaros Hayreddin Paşa olur. Adını çok kullandığımız bu önemli karakter hakkında halen yanlış bilgiler saçıp durmaktayız. Örneğin kimi kaynakta görüyorum, onun için “kaptan-ı derya” diyenler var.  Pîrî Reis hayatının hiçbir anında Kaptan-ı Derya olmadı. Bu bile kulaktan dolma bilgilerin, gerçek bilgiden ne kadar daha kolay yayıldığının bir göstergesi. (Daha fazla bilgi için Pîrî Reis Neden Öldürüldü? başlıklı yazıya bakılabilir. )      Pîrî Reis, denizciliğinden çok, ürettiği eserlerle tanınır. Denizde büyük bir başarısı, zaferi fa...

BABANI KAYBEDİNCE

Resim
52 yaşında koskoca bir adam olduğunu zannederken, babanı kaybedince, 1 yaşındaki haline döneceğini nereden bilecektin? Hiç aklından geçer miydi, durup durup gözlerinin yaşaracağı, konuşamaz olacağın? Sana bu kadar çok şey verdiğinin farkında mıydın, o hayattayken? Denizi ve bütün doğayı sevmeyi, yelkenli tekne kullanmayı, kürek çekmeyi, hayattan zevk almayı, şarabı, viskiyi tatmayı, pipoyu doldurmayı, dürbünle ufku taramayı, nezaketi, temizliği, adabı… Yahu bak işte, bütün bir yaşamı sana babanın öğrettiğini hiç düşünmüş müydün? Gülmenin güzelliğini, kavganın çirkinliğini, dostluğun değerini, dürüstlüğü, Atatürk’ü ondan öğrendiğini anlamak için ölmesi mi lazımdı yani? Namusun bacak arasında değil yürekte olduğunu, okumadan bilgi sahibi olunamayacağını, her inancın saygıdeğer olduğunu kaç yaşındayken hissettirmeden işledi acaba zihnine? Hiç gelmeyecekmiş sandığın o gün gelince… Yani, ne kadar beklersen bekle, ne kadar hazırlanırsan hazırlan, o anın birdenbire geldiğini… Ne...

EFSANEVÎ KADINLAR

Resim

ERKEK DENİZİNDE KADIN GEMİLER

Resim
ERKEK DENİZİNDE KADIN GEMİLER  Mart başında tüm kitapçılarda... Kadınların toplumsal yaşamdaki yerini kim belirliyor? Kendileri mi? Yoksa erkekler mi?  “ Denizde neden daha çok erkek görüyoruz, neden kadınlar daha az? ” sorusuna yanıt ararken ortaya çıkan tablo hiç de iç açıcı değil: Kadınlar, sadece gemilerde/teknelerde değil, zaten nerede daha fazlalar ki? Erkekler nerede, ne kadarına izin vermişler, tıkadıkları yolları ne kadar açmaya çalışmışlar ki? Erkek Denizinde Kadın Gemiler işte bu tabloyu tarihsel kanıtları ve tanıklarıyla gözler önüne seriyor. Denize açılan herkes bilir ki, seyir sırasında kuralları deniz koyar. İstediği zaman rüzgârıyla çullanır, istediği zaman gürler, istediği zaman uğuldar, istediği zaman da sükûnete bürünür. Denizci ya da gemi, denizin bütün hallerine ayak uydurmak, uyum sağlamak zorundadır. Denizin kurallarına boyun eğerek, onun gücü önünde şapkalarını çıkartıp ceketlerini ilikleyerek hayatta kalmayı sürdürür gemiler. ...

sezon yaklaşırken...

Resim
Resim