Kayıtlar

Mayıs, 2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BALIKÇI BARINAKLARINDA DIŞARIDAN YARDIM ALMAK

BALIKÇI BARINAKLARINDA DIŞARIDAN YARDIM ALMAK Ülkemizde marinalar dışında bağlanabilecek yerler olan balıkçı barınaklarının durumu içler acısı. Mevzuat eski, işletmeleri farklı şeylerin peşinde. Böyle bir yere ilk kez girip bağlanacak denizcinin, karadan gelen yardım konusunda da son derece temkinli ve tedbirli olması gerekiyor.
            Hemen her teknecinin başına gelir; sıkça kullandığımız limanlardan olmayan, bilmediğimiz, aşina olmadığımız bir limana girerken tedirgin oluruz. Genellikle balıkçı barınaklarında yaşanır bu tedirginlik çünkü balıkçı barınakları, marinalar gibi sürekli bakımı yapılan, derinliği sabit tutulan, orada burada serseri halatların, tonozların, şamandıraların dolaşmadığı yerler değildir. Bizim “misafir” olduğumuzu, orada “yeni” olduğumuzu ve hatta tedirginliğimizi anlayan bir yerel vatandaşımız, bütün iyi niyeti ile rıhtıma yaklaşır, el kol hareketleri, ıslık ve seslenme eşliğinde bize bağlanacak bir yer gösterir. Sonra “gel gel” yapar. İşte o sırada salmamı…

AMATÖR İLE PROFESYONEL ARASINDAKİ FARKLAR

AMATÖR İLE PROFESYONEL ARASINDAKİ FARKLAR Geçen ayki sohbetimizde yarışçı ile gezgin arasındaki farkları ana hatlarıyla ele almıştık, bu ay da amatör ile profesyonel arasındaki farkları ele alalım. Zira teşhisleri doğru yapmazsak, olası tedavileri de baştan başarısızlığa mahkûm etmiş oluruz.
            Amatörle profesyonel arasındaki fark, isimlerinden başlar. Biri amatördür, diğeri profesyonel. Şimdi bu kadar tuhaf bir cümleyi neden kurduğumu açıklamama izin verin lütfen çünkü fark, kavramlardan başlıyor. Birkaç defa daha çeşitli vesilelerle yazmıştım ama tekrarlamak gerektiği açık, zira hatalar devam ediyor. Biz kavramları sıklıkla birbirine karıştırıyor, birini, hiç anlamı yokken bir başkasının yerine çekinmeden kullanabiliyoruz. Amatör ve profesyonel kavramları da bunların arasında. Genellikle bir işi çok iyi beceren kişiye, hiç ilgisi olmadığı halde “profesyonel”, işi beceremeyen, yüzüne gözüne bulaştıran ya da bulaştırırcasına yapanlara da, yine ilgisi olmadığı halde “amatör” di…

YARIŞÇI İLE GEZGİN ARASINDAKİ FARKLAR

Yarışçı da denizden yararlanıyor, gezgin de. Ama birbirlerinin prensiplerine ya da rahatlıklarına sahip değiller. Aynı camianın içinde iki farklı grup oluşmuş gibi bir durum var. Fakat kullandıkları araç da aynı, bulundukları yer de. Peki fark ne?
Hem Yelken Dünyası’ndaki yazılarımda, hem de şu sıralar ikinci baskısı piyasaya çıkan kitabım “Yelkenli Yatta Kendine Yetebilmek”’te, hem de başka mecralardaki yazı ve söyleşilerde hep gezgin yelkencilere hitap ediyorum. Oysa yıllarca yarıştım, halen de zaman zaman dostların teşviki ile yarış parkurlarında dümene geçtiğim oluyor. Fakat bir dönem “Artık yarışmayacağım” demiştim çünkü yarışırken, çok sevdiğim, sevdiğim için içinde olduğum denizi fark edemediğimi, onu göremediğimi, dilediğimce yaşayamadığımı anlamıştım. Çünkü yarış, mutlak doğrular ve kaçınılmaz kurallar ile kotarılabilen bir şey. “Böyle olmasa da olur” dediğiniz anda kaybediyorsunuz. Oysa ben “Böyle olmasa da olur” demeyi özlemiştim. “Buradan değil de şuradan tramola etmek isti…