Kayıtlar

Mart, 2009 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Resim
Baştan sona büyük keyif alarak okuduğum ve yazarın söylemek istediğine ve söyleyiş tarzına sadık kalmaya gayret ederek çevirmeye çalıştığım bu kitabı çok seveceksiniz. Yazarın, Ataköy Marina Yacht Club yayınları arasından çıkan “Buz” adlı kitabını okuduğumda, yeni kitabını okuyacağım günü iple çekmeye başlamıştım. Çünkü Tristan Jones, deneyimleri tartışılmaz bir denizci olmasının yanında, muhteşem bir anlatıcı. Dünya denizcilik öyküleri edebiyatının önde gelen isimlerinden. İyi bir anlatıcı olmasının kökeninde yatanlardan biri, kimsenin yaşamadığı kadar çok ve farklı deniz deneyimleri yaşamış olmasının yanında, iyi bir okur olması da yatıyor. Dünyanın hangi köşesine giderse gitsin, o köşedeki kütüphaneyi mutlaka ziyaret eden, ziyaret ettiği ülkenin insanları, tarihi, coğrafyası, kültür birikimi, arkeolojisi, vs. hakkında bilgi edinen, sonra da edindiği bu bilgileri kendi okuruna ustalıkla aktaran gerçek bir yazar.

Kimileri, Tristan Jones’in anlattığı her öyküyü, ya anlatt…

Eskiden...

Mudanya Gazetesi'nden
Eskiden utanmak vardı…
Bir de arlanmak…
Eskiler, aynı anlama gelen bu iki kelimeyi, konuşma içindeki etkilerini güçlendirmek için birlikte kullanırdı.
Yani…
Eskiden…
Utanmak arlanmak vardı!..

* * *

Eskiden…
Hangi partiden olursa olsun bir hükümetin bakanı çıkıp, vatandaşı,
“Hükümetle aynı partiden olmayan birini belediye başkanı seçerseniz, hizmet alamazsınız” diye alenen tehdit etmezdi.
Niye?
Çünkü eskiden…
Utanmak arlanmak vardı!..

* * *

Eskiden…
Bir siyasi görüşe inanan ve o yolda ilerleyen siyasetçi…
O yolda ilerlemeye devam eder…
En fazla, benzer siyasi görüşlerdeki partiler arasında gider-gelirdi.
Çünkü siyasi görüş, aynı zamanda dünya görüşüydü…
Ama eskiden…
Bir siyasetçi dünyaya tam ters açıdan bakan bir başka partiye transfer olmaz…
Koltuk için inandığını söylediği her şeye ters düşmez..
Onca tükürdüğünü yalamazdı!..
Niye?
Çünkü eskiden…
Utanmak arlanmak vardı!..

* * *

Eskiden…
Siyasetçi, vatandaşa vaatlerde bulunurdu.
Vatan…