Kayıtlar

Mart, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Cemre

Resim
Bu kadar kar yağar da, gözümüz kamaşmaz mı? Kamaşır elbet.
Karların arasında dolaştıktan sonra kapalı bir mekana girince, içerdeki ışık yetersiz gelmez mi? Gelir elbet.
Zevk için karlarda dolaşan, kayak yapan, kızak kayan, kardan adam yapanların az ötesinde, üzerinde paltosu, ayaklarında kalın çorabı ya da botu olmayan, ayaklarında incecik naylon ayakkabı, üzerinde bilmem kaç kış önce babaanne tarafından örülmüş kolsuz yelekle karların arasında dolaşırken, yine de gülümseyebilen minik kızın kıpkırmızı yanacıklarına özenilmez mi? Özenilir elbet.
O gülümseyen gözlerin parlaklığına imrenilmez mi? İmrenilir elbet.

Bu cuma birinci cemre düşüyor.. Havaya.
İkincisi bir sonraki cuma düşecek... Suya.
Daha sonraki cuma ise sonuncu... Toprağa.

Üç cemrenin üçü de düşecek. Ayaklarında incecik naylon ayakkabılarıyla karların arasında titreyerek ama yine gülümseyerek dolaşan küçük ve güleryüzlü kızın, ailesiyle birlikte mutlu olduğu anlar değil midir bu düşüşler? Titremeler azalacak... Evdeki sobaya atmak …

Pek bi fütüristik değerlendirme - Nükleotid

(Mail gruplarında yayınlanmış bir yazı)


PEK Bİ FÜTÜRİSTİK DEĞERLENDİRME - NÜKLEOTİD

"Allah'ın birleştirdiği atomu parçalayıp enerji elde etmek şirk koşmaktır" gerekçeli Anayasa değişikliği taslağı parlamentoda görüşülmeye başlandı.
Anamuhalefet Anayasa Mahkemesi'ne gitmeye hazırlanıyor...

Başbakan, ABD gezisinden sonra taslağı geri çekti.

Anamuhalefetten başbakanın ABD gezisine tepki: "Atomla uğraşacağına Beyaz Saray'dan icazet almadan politika yapabilmeye uğraş!"

Başbakan anamuhalefet liderine yüklendi: "Sen ne anlarsın atomdan! Hazır, cennet anaların ayağı altındayken, ananı da al git.. Hepiniz gidin. Cennet yan gelip yatma yeridir nasıl olsa.."

Anamuhalefet lideri, iktidarı eleştirdi:
"Bunlar hazırlıksız yakalandı. Memlekette işsizlik, fakirlik, dış borç vs. varken ülkenin gündemini yapay yollarla atoma kaydırdılar. -Bir saniye türbanımı çıkartayım da rahat konuşayım.."

İktidar partisi, seçimlere bir yıl kala, partiye kayıt yaptıran herkes…

çok küçük ilanlar

(Nilüfer'de Yerel Gündem Dergisi Mart 2008)
ÇOK KÜÇÜK İLANLAR

Doktordan çok temiz araba...
Öğretmenden hiç kullanılmamış biftek bıçağı...
Ninemden az kullanılmış kürdan seti...
Sultan IV.Murad'dan gün yüzü görmemiş yasaklar...
Dante'den ilahi skandal...
Bush'tan çıkılmamış haçlı seferi...
Kullanıma hasır şapka...
Türk kaşiflerin kendileri tarafından bile bilinmeyen keşifleri...
Evliya Çelebi'den sizin eve ziyaret...
Tavşandan alınmamış intikam...
Kaplumbağadan bomba gibi yanıt...
Pamuk Prenses'ten karşısına çıkan ve cüce olmayan ilk erkeğe müthiş armağan...
Rapunzel'in "rüyamda gördüğüm neydi acaba?" adlı son albümü...
Etiler'de sahneye çıkan Kırık Haramiler'den hediye şarkı...
İkinci Cumhuriyetçi'den tükenmiş kalem...
Şeriatçıdan sıfır kilometre şeriat…
BAŞTUR’dan kırk gün kırk gece “ananı da al git” tatil…
Çayda çıra…
Fazlasıyla kullanılmış dokunulmazlık…
Ankara’da hiç kullanılmamış utanma duygusu…
Siyasi mi dinsel mi olduğu belirlenememiş çeşitli simgele…

Tüm zamanların en eşsiz tablosunun kısa bir çözümlemesi

(Yelken Dünyası Mart 2008)
Tüm zamanların en eşsiz tablosunun kısa bir çözümlemesi

Mona Matör!

Denizi tanı, kendini tanı,
Bin seyre çıksan başın ağrımaz.
“Çin”li bilge

- Tayfun TİMOÇİN

Amatör sözcüğünün “sevgi”den geldiğini artık biliyoruz. Yani amatör, sevgiden gelir, gelirken yanında sevgi getirir. Seven insan, sevdiğini çok zorlamaz, zorlarsa elinden kaçırabilir, kaçan kovalanır, işin suyu çıkar. Huyu-suyu temiz bir sevgili bulmak zordur. Sular çok kirlendi malum, ama henüz “hu”lar, az da olsa aynı temizlikteler. “Hucu”lar ayrı, onların reytingi çok fazla, bize gelmez…
Amatör, denize iyi zaman geçirmek için çıkar. Amacı bir yerden bir yere gitmek değildir. Denizde geçirdiği her saniyenin tadını çıkartmaya, o anları zihnine kazımaya çalışır.
Eğer öyle yapmıyorsa, sevgiden değil, başka bir yerden geliyor olabilir!
Amatör, denizde mutludur. Tüm güzelliklerin tadını çıkartmaya, her tadı zihnin derinlerinde duyumsamaya çabalar. Kapalı, yağmu…