Kayıtlar

Eylül, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

BOŞ ŞİŞELER

(Mudanya Gazetesi'nden) Neden boş şişeleri severim?
Satıp zengin olmak için mi?
Yok canım!..

Boş şişeler çok şey ifade ederler de ondan…

Boş şişeler…
“Bitmiş”leri anlatır örneğin.
Bitmiş ve muhtemelen tadı damağımızda kalmış…
“Keşke biraz daha olsa” dediğimiz…
“Bitmeseydi” dediğimiz.
Ama, kıyamayız ya hani…
Bitenlerin ardından saklamak isteriz birşeyleri…
Boş şişeler, bitenlerin ardından…
Belki de gidenlerin ardından saklanan “giz”lerdir işte…

Boş şişeler yalnızlık…
Boş şişeler kalabalık…
Boş şişeler neşe, gırgır, şamata…
Boş şişeler keder, hüzün dibine kadar…

Hepsi ayrı bir hikâye…
Evler gibi.

Ama boşlar ya…
Yeni şeyler doldurmaya müsait.
“Dünle beraber gitti cancağızım…
Ne kadar söz varsa düne ait,
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”

Belki doldurur, yeniden içer…
Belki yeniden, kendimizden geçeriz…

Boş şişelerin içine mesaj yazıp denize atabilir…
Bekleyebiliriz.
Neyi beklediğimizi bilmeden…
Ama umut ederek.
Ve hatta özleyerek.
Neyi özlediğimizi bilmeden.

Göremediğimiz ufukların ötesine giden…
Bize hiç tanımadığım…

DÖNÜLMEZ AKŞAMIN UFKU

(Mudanya Gazetesi'nden)Çok rahatsızım…Çok rahatsızız…Kendi adıma, işimi yapmayı, işimden çıkıp ailemle dışarıda gezmeyi, örneğin bir sergiye gitmeyi, ardından çok pahalı olmayan bir yemek yemeyi, dostlarla oturup son okuduğum kitap, son izlediğim film üzerinde konuşmayı, üye olduğum derneklerin lokalinde diğer dostlarla toplanıp ülkeyi nasıl ileri uygarlıklar seviyesinde tutmamız ve nasıl diğer ileri ülkelere örnek olabilecek çalışmalar yapabiliriz diye düşünmeyi, ülkemdeki yeni icatları, yeni araştırmaları takip etmeyi, uluslararası arenada kazanılmış Türk başarılarıyla gurur duymayı…Yani ne bileyim…Normal bir insanın yapmak isteyebileceği şeyleri yapmak, refah içinde yaşamak, refah içinde yaşayamayan vatandaşlarımın da aynı refaha ulaşması için çabalamak istiyorum işte!Ama olmuyor!Borçla dünyaya geliyoruz.Annemiz, babamız geçim sıkıntısından sürekli birbirlerine girdikleri, bizimle oynayacak, ilgilenecek zaman bulamadıkları için daha çocukluktan eksik ve ezik yetişiyoruz.İleride…

DENİZ FENERİ

(Mudanya Gazetesi'nden)

Deniz fenerleri, yeryüzünün en estetik yapılarındandır.
İlgi alanım gereği, ülkemizdekilerin büyük kısmını bizzat, dünyadakilerin çoğunu da fotoğraflardan inceledim.
Bugüne kadar çirkin bir deniz feneri ne görmüş, ne de duymuştum!..

* * *

Deniz fenerleri, denizcilerin en büyük yardımcılarındandır.
Gece, kapkaranlık denizde bir başına kalan dümenci, deniz fenerinin ışığını gördüğünde sevinçten havalara uçar.
Çünkü fenerin ışığı güvenlik demektir, doğruluk demektir.
Gemici diliyle, “selamet” demektir.
Bugüne kadar gemilerin karaya oturmasına neden olan deniz feneri ne görmüş, ne de duymuştum!..

* * *

Deniz fenerlerinin çevresinde yaşayan insanlar, güzel insanlardır.
Hayatları denizdir.
Fenerin bekçisi vardır, ailesiyle birlikte yaşar. Mutludurlar.
Çevrede balıkçılar vardır.
Güzel güzel geçinir, keyifle yaşarlar.
Aslında özenilecek hayatları vardır.
Gözleri toktur. Ellerindekilerle yetinir, mutlu olurlar.
Bugüne kadar bir deniz fenerinin çevresinde yaşayan aç gözlü, mutsuz, ge…