Vatan mı, takım mı?

Geçenlerde önemli bir maçı izlerken, aklıma geldi. Tuttuğum takımın eski bir oyuncusu, şu an rakip takımdaydı. Bir an tuhaf oldum. Tabii ki ilk kez karşılaşmıyorum bu durumla ama nedense bu duyguya ilk kez kapılıyorum. Çok acaip geldi bana. Taraftar, takım tutuyor, takım futbolcuyu satın alıyor, taraftar o futbolcuyu seviyor, biraz heyecanlı olanları, oyuncusuna laf söyletmiyor, sonra takım o futbolcuyu rakip takıma satıyor, ona daha önce laf söyletmeyen adamla laf söyleyenler bu kez yer değiştiriyor…
Takımlar organik. Durmadan değişiyor. Zaten taraftar da oyuncuyu değil, takımı tutuyor. Çünkü taraftar, o takımı seviyor. Oyuncuyu da, ancak tuttuğu, yani sevdiği takıma hizmet ettiği sürece seviyor. Oyuncu hangi takıma geçerse geçsin, kime hizmet ederse etsin, onun oynadığı takımı seven bir taraftar modeli henüz yok. Olması da mantıklı değil.
Sevgi bir yana, taraftar, futbolcuya hangi takımda oynarsa oynasın her zaman saygı duyacaktır. Çünkü oyuncunun mesleği bu. O bir profesyonel. Parayı kim verirse, onun için futbol oynayacak. Futbolcular takımları için oynayacak, taraftar takımını destekleyecek. Futbolcu ve takım para kazanacak, taraftar zevk alacak. Kural bu. Ama taraftar takımını desteklemeye ve sevmeye devam edecek. Futbolcuyu da, tuttuğu takıma hizmet ettiği ama doğru hizmet ettiği sürece el üstünde tutacak.
Tıpkı ülke gibi!
Vatandaş, vatanını seviyor. Siyasetçiyi de, vatanına hizmet ettiği sürece seviyor. Siyasetçi, vatanına hizmet etmemeye ya da kötü hizmet etmeye başladığında sevmiyor. Siyasetçi profesyonel. Onun mesleği bu. Ekmeğini siyasetten yiyor. Vatandaş, vatanını seviyor, ona kimsenin zarar vermesini istemiyor. Vatana hizmet eden siyasetçi ya da parti, vatanına hizmet ettiği sürece vatandaştan destek alıyor. Hizmet bittiğinde ya da bozulduğunda vatandaş artık o siyasetçiyi ya da partiyi sevmiyor.
…Mu acaba?
Takımına hizmet etmeyen futbolcuya en azından tezahürat yapmayı kendine yediremeyen vatandaş, neden vatanına hizmet etmeyen siyasetçi ya da partiye tezahürat etmekte direniyor? “Takım mı, futbolcu mu?” sorusu üzerine her zaman “takım!” net yanıtını veren vatandaş, “vatan mı, siyasetçi/parti mi?” sorusu üzerine neden kekeliyor?
Futbolcu ne kadar kötü oynarsa oynasın onun arkasından giden bir taraftar modeli yokken, siyasetçi/parti, ne kadar kötü hizmet ederse etsin, onun arkasından giden vatandaş modeli neden var?
Vatandaş için takım, vatanın üzerinde olabilir mi?
Taraftar olmak, vatandaş olmaktan daha önemli, daha erdemli, daha yüce olabilir mi?
Takım, vatandan daha önemli olabilir mi?
Futbolcular takım tutmaz. Ama bu her futbolcu için doğru değildir. Kimi kulüplerin altyapıları vardır. Çocukluktan itibaren alır, yetenekli gençleri yetiştirir sonra da yaşına göre profesyonel yaparlar. O futbolcu da, çok önemli bir olay olmadığı sürece, futbol yaşantısını hep aynı takımda sürdürür.
Futbolcular, yetiştikleri altyapıya ihanet etmezler!
Siyasetçiler de öyle!
Bir futbolcunun, yetiştiği altyapıya ihanet edip, “ben değiştim, her ne kadar beni A takımının altyapısı adam ettiyse de, artık A takımında değilim, meğerse doğrusu B takımıymış” demesi, inandırıcı olmaz.
Siyasetçinin de öyle!
Siyasetçi, varlığını borçlu olduğu altyapıya ihanet etmez!
Aslında bir vatandaş olan taraftar, takımına gösterdiği hassasiyeti, vatanına göstermez mi? Vatan, bu vatanda, takımın önüne geçmez mi?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

ÇAPA - ÇIPA - ÇİPO - DEMİR

PÎRÎ REİS NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?

DALGA YÜKSEKLİĞİNİ DOĞRU TAHMİN ETMEK